İçeriğe geç
  • Dolar 49,5844 ▲ %0,08
  • Euro 55,7391 ▲ %0,27
  • Sterlin 66,2364 ▲ %0,41
  • Gram Altın 6.573,87 ▼ %0,33
  • Çeyrek Altın 10.804,61 • %0,00
  • Gümüş 91,47 ▲ %0,57
  • Bitcoin 4.040.233 ▼ %1,61
  • BIST 100 11.432,12 ▲ %0,02

avrupa

Fransa'da gençlik eylemleri devam ediyor

Fransa'da gençlik eylemleri devam ediyor

LFI'den Emre Öngün, Fransa'daki hareketliliğin lise hareketinin ötesine geçtiğini söyledi. Hükümetin hareketi sönümlendirme hesaplarının tutmadığını ifade etti.

Fransa'da son dönemde artan toplumsal hareketlilik ve gençlik eylemleri, ülkedeki sosyo-ekonomik eşitsizlikler ile siyasi gerilimleri yeniden gündeme taşıdı. Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) Uluslararası İlişkiler Komisyonu üyesi Emre Öngün, büyüyen isyan dalgasının kökenlerini ve mevcut durumu analiz etti. Öngün, eylemleri tanımlarken 'isyan' ifadesinin uygun olduğunu belirtirken, protestolara katılımın yüksek olmasının temelinde uzun süredir devam eden ekonomik kriz ve sosyal devlet politikalarının zayıflaması olduğunu vurguladı.

BirGün'de yayınlanan habere göre, Öngün, Fransa'daki eylemleri tanımlarken 'isyan' kelimesini kullanmak doğru sayılır. Bu eylem günleri beklense de tam olarak ne yaşanacağı kestirilemiyordu. Protestolara katılım oranı oldukça yüksek. Bunun birkaç temel sebebi var. Kemer sıkma politikaları ve ekonomik kriz elbette hâlâ geçerli. 2000'lerin ortasından, yani son 20-25 yıldan beri Fransa'da yoksulluk sürekli yükselişte. Eskiden en azından sosyal devlet bunu karşılayabiliyor, etkilerini hafifletebiliyordu ama Macron yönetimi altında sosyal devlet yavaş yavaş ortadan kalktığı için artık bu koruma da kalmadı. Bütün bunlara okulların durumu ve lise hareketinin mevzusu da eklenmiş oldu. Konu BirGün tarafından da aktarıldı.

Sosyal devletin aşınmasının eğitim alanındaki etkilerine dikkat çeken Öngün, Macron'un politikalarını 'resmen zenginlere varlık aktarmak ve bu yolla ekonomiyi iyileştireceklerini savunmak üzerine kurulu' olarak nitelendirdi. Üniversite yemekhanelerindeki tasarrufların, büyük şirketlere sağlanan vergi kesintileri yanında 'havagazı' kaldığını belirten Öngün, gençlerin bu politikalarla derinden etkilendiğini aktardı. Ayrıca, lise sonrasındaki üniversite yerleştirmelerinde kullanılan 'Parcoursup' algoritmasının şeffaf olmadığını ve birçok gencin iyi notlarına rağmen üniversitesiz kalmasına yol açtığını ifade etti. Öngün, 'Üst üste gelen tüm bu uzun vadeli sorunlar, gençlikte büyük bir öfke birikimi yaratıyor' dedi.

Eylül ayından itibaren polis şiddetinin dozunun arttığını belirten Öngün, 'Korkunç şeyler yaşanıyor; gözü çıkan, kafası yarılan, eli kopan lise öğrencilerinden, çocuklardan bahsediyoruz. Hükümet bunu tamamen bilinçli bir şekilde yaptı. Amaçları bir taraftan liselileri korkutmak, diğer taraftan da 'Bakın bu kaostur, biz ise düzeni temsil ediyoruz' mesajı vermekti. Kısacası iktidarlarını güçlendirmek için kaosun peşinden koştular' ifadelerini kullandı. Resmi eylemlerde polisin gazla saldırmasının, çatışma niyeti olmayan çoğunluğu da polisle çatışmaya meyilli hale getirdiğini savunan Öngün, hükümetin demokratik hakkını kullananlar ile şiddet yanlılarını ayırma çabasının sahada karşılık bulmadığını dile getirdi.

Hükümetin solu suçlama girişimlerinin halkta karşılık bulmadığını öne süren Öngün, Başbakan'ın LFI Lideri Mélenchon'a yönelik 'Ülke kan revan içindeyken bizi suçlamaktan başka derdin yok mu, saçma sapan polemiklere girme' minvalindeki tweetini ve İçişleri Bakanı'nın küçük sol partileri hedef alan suçlamalarını hatırlattı. Öngün, 'Bunu gerçekleştirebilmek bu partilerin gücü dâhilinde değil. Ben bu suçlamaların halkta bir karşılık bulduğunu hiç sanmıyorum' dedi. Okulların iki haftalık tatile girmesiyle hareketin sönümleneceğini uman hükümetin hesabının, 17 Ekim eylemlerinin lise hareketinin ötesine geçmesiyle bozulduğunu belirtti. Sendikaların 5 Kasım'da grev planladığını da ekledi.

Polis şiddetinin itiraz eden kesimleri daha da radikalleştirdiğini kaydeden Öngün, barışçıl bir sosyal hak savunusunun, ölümcül polis şiddetine karşı bir isyana dönüştüğünü söyledi. Le Pen ve radikal sağın, tıpkı hükümet gibi yaşananları 'Solun körüklediği şiddet ve kaos' olarak etiketlediğini aktaran Öngün, toplumsal tabloya ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: 'Genel siyasi manzarada ise toplumun ezici çoğunluğu Macron'dan ve hükümetten nefret ediyor. Varlıklı emekliler ve burjuvalar dışında herkes, radikal sağ bile Macron'dan nefret ediyor. Sermaye sınıfı ise her zamanki gibi siyasi başarı şansını gördüğü yere, Le Pen'in başını çektiği aşırı sağa yaklaşıyor.'

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…