İçeriğe geç
  • Dolar 49,2207 ▲ %0,03
  • Euro 55,3504 ▲ %0,40
  • Sterlin 65,3090 ▲ %0,39
  • Gram Altın 6.540,54 ▲ %0,58
  • Çeyrek Altın 10.701,86 ▲ %0,45
  • Gümüş 93,86 ▼ %0,80
  • Bitcoin 4.061.844 ▼ %0,63
  • BIST 100 12.179,04 ▲ %0,46

gundem

Feshedilen PKK'den açıklama: Türkiye içindeki ve sınırdaki tüm güçleri çektik, Öcalan'ın özgürlüğü için engel kalmadı

PKK'nin feshinin ardından kurulan Hareket Yönetimi, Türkiye içinde herhangi bir çatışma riski yaratmayan güçlerini çektiklerini; Kuzey Irak'taki Metina bölgesinde 4 tüneli ve mevzileri boşalttıklarını açıkladı. İlgili açıklamada, "Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerimizi çekmiş bulunuyoruz" deni

PKK'nin fesih kararının ardından oluşturulan Hareket Yönetimi Türkiye sınırları içerisindeki ve yakın bölgelerdeki tüm güçlerini çektiklerini açıkladı. Hareket Yönetimi bu kapsamda Kuzey Irak'taki Metina bölgesinde 4 tünel ve mevziyi boşalttıklarını bildirdi. 

ANF'de yayımlanan açıklamada, Abdullah Öcalan'ın fesih çağrısının ardından atılan adımlar anımsatılarak "Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü ve özgürlük yasaları konusunda adım atmanın önünde hiçbir engel ve gerekçe kalmadığı" savunuldu. 

"SİYASİ İRADE HİÇBİR GİRİŞİMDE BULUNMADI"

İktidarın çerçeve yasanın ardından sürecin ilerlemesi için gerekli adımları atmadığı iddia edilen açıklamada, "Ciddi eksiklik ve hataları olsa da oluşturulan meclis komisyonu Kürt sorunuyla ilgili bir rapor hazırladı. Bu raporda Kürt sorununun silahlı yöntemlerle çözülemeyeceği de belli düzeyde ortaya konulmuş, sorunun demokratikleşme ile çözülebileceği de ifade edilmişti. Bu açıdan ilk etapta siyasi iradenin atabileceği bazı adımlar da sıralanmıştı. Ancak siyasi irade bu adımları atmadığı gibi demokratikleşme konusunda da hiçbir girişimde bulunmamıştır" ifadelerine yer verildi. 

ÇERÇEVE YASAYA ELEŞTİRİ

Abdullah Öcalan'ın demokratikleşme temelinde Kürt sorununun çözümü için bir çerçeve yasanın çıkarılmasını önemli gördüğü belirtilen açıklamada, bu konunun devletle yapılan görüşmelerde de gündeme getirildiği kaydedildi. 

Hareket Yönetimi, hazırlanan çerçeve yasanın Öcalan'ın belirttiği kapsamda olmadığını savundu. Açıklamada, yasa hazırlanırken iletilen görüş ve önerilerin dikkate alınmadığı belirtilerek, yasanın Abdullah Öcalan ve Hareket Yönetimi dışarıda bırakılarak hazırlandığı kaydedildi. Yasanın bu nedenle "anlamsız ve uygulanması zor" bir duruma geldiği ileri sürülen açıklamada, Meclis'in iradesine ipotek koyan bir düzenleme olduğu iddia edildi. 

STRATEJİMİZİN GEREKLERİ TÜMÜYLE YERİNE GETİRİLMİŞTİR."

Yasanın ardından iktidarın hiçbir adım atmadığı belirtilen açıklamada, "buna rağmen Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerin geri çekildiği" ifade edildi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Devlet yetkilileri yasanın hazırlanması sürecinde Önderliğimizin gazeteciler başta olmak üzere birçok kesimle görüşebileceği taahhüdünde bulunmalarına rağmen bu konuda da adımlar atılmamıştır. İmralı-DEM heyetinin bir görüşmesi dışında Reber Apo üzerinde tecrit sürdürülmüştür. Özgürlük Hareketimiz buna rağmen AKP iktidarının artık hiçbir bahanede bulunmaması ve sürece yetersiz yaklaşımına gerekçe yapmaması için Türkiye içinde herhangi bir çatışma riski yaratmayan güçlerimizi de birkaç gün önce tümden geri çekmiş bulunmaktadır. Ayrıca sınırdan uzakta olsa da Türkiye devletinin bir tehdit olarak görmemesi açısından Zap'ın batısında bulunan Metina'daki 4 savaş tünelini ve mevzilerini de aynı günlerde boşalttık. Özcesi Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerimizi çekmiş bulunuyoruz. Böylece Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejimizin gerekleri tümüyle yerine getirilmiştir.

Türk devleti artık Türkiye için hiçbir biçimde bir silahlı tehdit durumundan söz edemez. Özgürlük Hareketi olarak bu tür sorunların çözümünde dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek adımlar attık. Attığımız bu adımların değeri ve anlamı bilinmez, Önderliğimizin özgürlüğü öncelikli olmak üzere özgürlük yasaları konusunda adımlar atılmazsa bu, Türk devletinin yüzyıllık inkar ve imha politikalarını sürdürmesi anlamına gelir."

"ADIM ATILMAZSA BU TUTUMLARA DA YANSIR"

"Abdullah Öcalan'ın özgürlüğü ve özgürlük yasaları konusunda adım atılmasının önünde herhangi bir engel veya gerekçe kalmadığı" savunulan açıklamada, "Bu konuda gecikmeden adım atılmazsa halkımız ve Özgürlük Hareketimiz içinde sürece karşı duyulan kuşkular doğrulanmış olacak, bu da her bakımdan tutumlara yansıyacaktır" ifadelerine yer verildi. 

Açıklamanın sonunda, Türkiye halkları ve demokrasi güçlerinin de bu sürece aktif biçimde müdahil olması çağrısı yapıldı. 

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…