İçeriğe geç
  • Dolar 49,4204
  • Euro 55,4110
  • Sterlin 65,5953
  • Bitcoin 4.072.378 ▲ %1,55

Haberler

Dünya dışındaki dev gülümseme: Galaksi kümesi, gözlerin ve burunun birleşimiyle şaşırtıyor

Hubble görüntüsünde SDSS J1038+4849 kümesi, 4,5 milyar ışık yılı uzaklıkta iki parlak galaksiyle gülümseyen bir yüz oluşturuyor; bu görüntü, kütleçekim merceklenmesinin etkisini gösteriyor.

Chip'in haberine göre, Hubble Uzay Teleskobu tarafından kaydedilen bu uzak galaksi kümesi, göz alıcı bir yüz ifadesi formunda yorumlanıyor. NASA ve Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından paylaşılan görselde, iki parlak parlak galaksi yüzeydeki gözlere karşılık gelirken, arka planda kalan beyazlık ise buruna benzetiliyor. Bu etkileyici görünüm, galaksilerin rastlantısal birleşiminden ziyade kompleks bir fiziksel sürecin sonucudur.

Görüntünün merkezinde, Büyük Ayı takımyıldızı yönünde ve Dünya'dan yaklaşık 4,5 milyar ışık yılı uzaklıkta bulunan SDSS J1038+4849 adlı galaksi kümesi yer alıyor. Turuncu renkte parlayan iki ana galaksi, görünen yüzün gözlerini oluştururken, ortadaki beyaz nokta burunu simgeliyor. Işık çizgilerindeki kavislilik ise çok daha uzak galaksilerden gelen ışığın mercek etkisiyle yön değiştirmesinden kaynaklanıyor.

Bu merceklenme olayı, Einstein'ın genel görelilik teorisine göre büyük kütlelerin uzay-zamanı bükmesiyle açıklanıyor. Üstteki görüntüdeki gülümseme benzeri şekil, bu uzay-zaman eğriliğinin net bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Ön planda bulunan SDSS J1038+4849 kümesinin kütleçekimi, arka plandaki uzak gök cisimlerinin ışığını bükerek kıvrımlı görüntüler oluşturuyor ve galaksilerin konumları ile ışığın seyahat ettiği hatlar birleştiğinde gülümsediğine dair bir görüntü ortaya çıkıyor.

Kütleçekim merceklenmesi, her zaman bildiğimiz anlamda bu tür yüz ifadesini üretmiyor; bazen uzak bir galaksi yay biçiminde uzanmış görünebilir, bazen ise aynı gök cisminin birkaç görüntüsü oluşabilir. Işığın çoğu zaman tam bir halka oluşturduğu vakalar da kaydedilmiştir.

Kütleçekim merceklenmesinin dikkat çekici örneklerinden biri 2014 yılında gözlemlenmişti. Dünya'dan yaklaşık 5 milyar ışık yılı uzaklıktaki MACS J1149.6+2223 kümesinde, çok daha uzak bir süpernova ışığı merceklenme nedeniyle dört ayrı görüntüde gözlemlenmişti ve bu düzen Einstein Haçı olarak adlandırılmıştı.

Bu tür görüntüler, Einstein'ın genel görelilik teorisiyle öngörüleri test edilmesi ve evrenin çok uzak bölgelerinin incelenmesi açısından kullanılıyor. Özellikle normal koşullarda zayıf görünen nesneler, merceklenme sayesinde daha belirgin hale getirilebiliyor.

Kütleçekim mercekleri yalnızca uzak galaksileri görüntülemekle kalmaz; yıldızların fiziksel özelliklerini belirlemede de faydalı oluyor. 2023 yılında merceklenme yardımıyla tek bir beyaz cüce yıldızın kütlesi ölçülmüş ve güneş kütlesinin yaklaşık yüzde 56’sına karşılık geldiği hesaplanmıştır.

Bu yöntemin evrenin erken dönemlerinden gelen ışığı incelemede kullanılması da sürüyor. Earendel adlı yıldız, 2022 yılında Hubble ve James Webb teleskoplarının gözlemleriyle gündeme gelmişti ve kütleçekim merceklenmesi sayesinde yaklaşık 12 milyar ışık yılı uzaktaki bu gök cismi, gözlemlenebilen en uzak tekil yıldız olarak kayda geçmişti.

Hubble'ın görüntülediği bu kozmik gülümseme, SDSS J1038+4849 kümesinin oluşturduğu ışık kavislerinin yalnızca estetik bir şekil sunmasının ötesinde, büyük kütleli yapıların uzay-zaman üzerinde yarattığı etkiyi de gözler önüne seriyor.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…